İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Adalet Divanı’nın (AAD) güvenli menşe ülkelerinin sınıflandırılmasına ilişkin Cuma günü verdiği kararı eleştirdi.
DIŞ HABERLER MERKEZİ
Kararın, hükümetlerin zaten sınırlı olan hareket alanını daha da kısıtladığını belirten Meloni, “Bu, herkesi endişelendirmesi gereken bir adım.” dedi.
Aşırı sağcı İtalya Kardeşleri Partisi’nin lideri, “Mahkemenin kararı, yasadışı kitlesel göçle mücadele ve ulusal sınırları koruma politikasını zayıflatıyor” dedi.
İtalya’nın açtığı davada, Avrupa Adalet Divanı Cuma günü daha önce, yetkililerin değerlendirmeleri için kaynakları açıklamaları halinde, Avrupa Birliği ülkelerinin iltica prosedürlerini hızlandırmak için menşe ülkeleri güvenli olarak belirlemelerine izin verildiğine karar vermişti.
AB’nin en yüksek mahkemesi bir basın açıklamasında, “Böyle bir belirlemenin dayandığı bilgi kaynakları, hem başvuru sahibi hem de yargı yetkisine sahip mahkeme veya yargı organı için yeterince erişilebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin koyduğu ikinci koşul, bir devletin ancak azınlıklar da dahil olmak üzere tüm nüfusa yeterli koruma sağlaması halinde güvenli menşe ülke olarak belirlenebileceğini hükme bağlıyor.
Roma’daki sağcı hükümetin sığınma taleplerinin değerlendirilmesini hızlandırma ve ülkeye daha az sayıda insanın girişine izin verme çabalarının bir parçası olarak İtalya, göçmenlerin uluslararası korumadan yararlanamayacağı kadar güvenli ülkeler olarak nitelendirdiği bir liste yayınladı.
İtalyan hükümeti, güvenli olarak belirlenen ve Akdeniz’de yakalanan ülkelerden gelen göçmenleri, sığınma taleplerinin hızlandırılmış bir prosedürle inceleneceği Arnavutluk’taki bir kabul merkezine getirmeyi amaçlıyor.
İki Bangladeşli vatandaş, Bangladeş’in listede yer alan güvenli bir ülke olduğu varsayımına dayanarak uluslararası koruma taleplerinin reddedilmesine itiraz etmişti.
Konuyla ilgilenen İtalyan mahkemesi, AB Adalet Divanı’ndan, İtalyan hükümetinin AB hukuku uyarınca güvenli ülkeler listesi hazırlamasına izin verilip verilmediğini, Roma’nın bir ülkeyi güvenli ilan etmek için kaynaklarını açıklamak zorunda olup olmadığını ve hangi kriterlere uyulması gerektiğini açıklamasını talep etmişti.
Meloni, kararı mahkemelerin siyasi meselelere müdahalesi olarak eleştirdi. Yargının -bu sefer Avrupa yargısının- “kendisine ait olmayan sorumluluklar üstlendiğini, sorumluluğun ise siyasetçilere ait olduğunu” söyledi.
Kararın, uzman bakanlıklar ve parlamento tarafından yapılan değerlendirmelerden ziyade, ulusal yargıçların bireysel değerlendirmelerine öncelik tanıdığını belirtti.
Roma da mahkemenin kararının zamanlamasına şüpheyle yaklaşıyor. Karar, güvenli menşe ülkelerle ilişkilerde daha katı kurallar öngören yeni AB göç anlaşmasının yürürlüğe girmesinden birkaç ay önce geldi.
Roma hükümeti, o tarihe kadar “vatandaşların güvenliğini sağlamak için” mümkün olan tüm teknik ve hukuki çözümleri arayacağını duyurdu.
Sağcı partiler AB genelinde nüfuz kazandıkça, birçok üye ülke daha sert göç politikaları benimsiyor. Birçok ülke, sığınmacıları üçüncü ülkelerde ağırlama olasılığını tartışıyor. Ancak İtalya’nın Arnavutluk’ta sığınma taleplerini işleme koyma girişimi halihazırda hukuki incelemelerle karşı karşıya.
Almanya durumu yakından takip ediyor. Berlin, AİHM kararının etkileri hakkında henüz bir yorum yapmazken, İçişleri Bakanlığı sözcüsü kararın gözden geçirildiğini söyledi.
Almanya’nın ülkeleri güvenli olarak sınıflandırma gerekçesini zaten açıkladığını ve ancak genel nüfusun korunduğu düşünüldüğünde bu tür sınıflandırmalar yaptığını da sözlerine ekledi.