İşgalci İsrail’in, Filistinli esirler hakkında idam cezasının uygulanmasının önünü açan yasa girişimi, uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı. İnsan hakları savunucuları, hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, söz konusu düzenlemenin yalnızca hukuksuz değil, aynı zamanda Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve soykırım politikalarının yeni bir boyutu olduğunu belirtiyor.
HABER MERKEZİ
İsrail hükümetinin uzun süredir Filistinli tutuklulara yönelik kötü muamele, işkence, keyfi gözaltı ve insanlık dışı hapishane koşullarıyla eleştirildiği biliniyor. Şimdi ise gündeme taşınan idam yasası, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilere yönelik baskının daha da derinleşeceği yönündeki endişeleri artırdı.
Uzmanlara göre bu girişim, uluslararası hukukun temel ilkeleriyle açık şekilde çelişiyor. Özellikle askeri mahkemelerde yargılanan Filistinlilerin adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldığına dikkat çekilirken, böyle bir sistem içerisinde idam cezasının gündeme getirilmesi “yargı eliyle infaz” olarak değerlendiriliyor.
Filistinli esir hakları savunucuları, İsrail hapishanelerinde binlerce Filistinlinin tutulduğunu, bunların arasında çocuklar, kadınlar ve herhangi bir resmi suçlama olmaksızın “idari tutukluluk” kapsamında alıkonulan sivillerin de bulunduğunu hatırlattı. Bu koşullar altında çıkarılmak istenen idam yasasının, işgal rejiminin Filistin direnişini bastırmaya yönelik yeni bir aracı olduğu ifade ediliyor.
Sosyal medyada da çok sayıda kullanıcı, #genocidela etiketiyle İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına ve esirler üzerinden yürüttüğü baskı politikalarına karşı tepki gösterdi. Paylaşımlarda, uluslararası toplumun sessiz kalmaması ve İsrail’in savaş suçları ile insan hakları ihlallerine karşı somut adımlar atılması çağrısı yapıldı.
İnsan hakları örgütleri, Filistinli esirler için idam cezasını gündeme taşıyan her türlü girişimin durdurulması gerektiğini vurgulayarak, Birleşmiş Milletler ve uluslararası ceza mekanizmalarını harekete geçmeye çağırdı.
Filistin halkına yönelik yıllardır süren işgal, kuşatma, zorla yerinden etme, toplu cezalandırma ve katliam politikalarının ardından, şimdi de esirler üzerinden yeni bir ölüm yasasının dayatılması, İsrail’in cezasızlık zırhı altında işlediği suçların boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.